22 Kasım 2009 Pazar

LORCA LOCA OKUMA 2


GECENİN KOVALAMACASI
GELİN : Bu gece terk ettim her şeyi, bir erkeği,terk ettim,terk ettim güveyimi. ve bütün sülalesinidüğünün tam ortasında,tacımı taktıktan sonra terk ettim ve ben sana geldim.Biliyorum bunun cezasını sen çekeceksin,oysa ben istemiyorum çekmeni.Bırak beni! Kaç, kurtul!Kimse engellemiyor seni!
LEONARDO : Kaçmak?Kurtulmak?Sensiz olmak yok artık bana gideceksek birlikte gideceğiz buralardan.Ben kaderden kaçmam,yazgıdan korkmam.

END. KADIN: O gece dar patikaların içinden geçerken atlılar,Gelinle delikanlının peşine düşüp bir avcı olmuşlar. Gece siyah, gece derin,gece kaçmaya hazır. Yola çıkmadan önce belli belirsiz son konuşmalar dökülür Gelinin dudaklarından.Anlatır bir bir yüreğinin içindekileri,bunlar o gece belki de duyulan son sözler olur.
Gece çoktan kaçmaya başlamıştı bile,eyvahlar olsun dedi her şey,gökyüzü unuttu yüzünü gelinin,yağmurlar öfke ile yağdı üzerlerine.Tıpkı bir kefen gibi saracaktı kaderlerini bu kederli gece.
Gök gürültüsü ve yağmurun sesi.

LEONARDO : Ay gecenin karanlığına kurulurken,,ormanın daha da derinliklerinde duyulan bu sancı,gün doğumunu bekler,husursuz,çaresiz ve mutsuz. Bizi Kaçmaya tutsak eden bu gece koyu karanlığı ile üzerimizde süzülürken,kaçıyoruz daha da karanlıkların koyuluğuna…
Büyük bir hendekten geçiyoruz,ayağımızın altından kayan taşlar,bir vadinin uçurumuna yankılanıyor. Gece siyah,gece derin,gece kaçak bir tutsak tıpkı bizim gibi.

GELİN : Gece siyah,gece derin,gece kaçak bir tutsak tıpkı bizim gibi. (Korku dolu)

END.KADIN: Gece siyah,gece derin. (endişelidir.)

LEONARDO :
Nal sesleri yükseliyor karanlığın içinde,ilerleyemeyen,kayıp yolumuzun içinde tek bildiğimiz şey kaçmak. Yok olmak ormanın içinde,bir rüzgara tutunup karşılara atlamak,izlerimizi kaybetmek gün doğumuna yakın bir yerde.
Gece derin,gece pusu kurmuş yakalamak için bekler bizi.
Ormanın karanlığı içinde yüzümüzü çizen dallar,kaderimize yaklaştırıyor bizi. Tökezleyip düşüyoruz kayaların üzerinde. Sonra bir patikadan atlıyoruz aşağıya,yuvarlanırken çamurlar içinde gece derin,gece sessiz.

GELİN : Gece bir dipsiz kuyu,gece derin,gece kaçak bir tutsak gibi.

END.KADIN: Gece dipszi,gece derin,gece kaçak bir tutsak avcısı gibi peşinizde.

LEONARDO :
Kandırılan güveyin öfkesi peşimizde,bitmeyen kan davamız bu gece yazılmış kaderimize.
Elinden kaçırdığı onurunun peşine düşer dört nala.Ve asla vaz geçilmeyecek olan bu kovalamaca,kaderimiz olur,ECELİMİZ OLUR KARANLIKTA.
Bir bilmece gibidir o gece ormanın içi,biz sesden kaçarız,ses bizim peşimizde,bir kurt köpeğinin iniltisinde,korku olur,sabaha bir türlü varılamayan bir gece olur.
Nefes nefese karışmış korkular,gecenin belirsiz şeklinde kabuslara dönüşür gerçekmiş gibi. Ölüm olur adı,kader olur yaşanması gereken.

GELİN :
Yalvarırım beni bırak git.Ölümün kokusu yayılıyor her yere,bu inatlaşmadan vaz geçmemek niye. Daha nereye kaçacağız bu halde,beni bırak kaç,kurtul…


END.KADIN:
Silah sesleri dağıtır ormanın huzurunu havalara ve bedenlerini ıslatır tüm gece. Çamur olur,toprak olur yüreklerinin korkuları. Sevdiğim kadının gözlerinde ki cesaret,korku olur ,ürkek bir kuş gibi kanat çırpar gecenin içinde.Ay geceye karışır,gece ayın içinden bir çocuk gibi kaçar.



GELİN : Ay geceye karıştı ışık vermez bize,sesler yaklaştı,ölüm peşimizde,kaç kurtul…

LEONARDO : Kaçmalıyız,dayanmalıyız az daha.

END.KADIN: Derken bir patika,bir patika daha,havaya dağılan silah sesleri ormanın içine ölüm yayar. Karanlık öfke takılır ayaklarına. Nefesi kesilen Gelin kaçamaz olur,tökezler,dolaşır ayakları birbirine. Dağılıp kalır umutları ile ormanın içinde.

Güzel yüzünü çizerken dalların kalemi,tökezlemiş yorgun ayaklar,teslim olur yavaş yavaş kaygılara. Kesilmiş bedenler,kovalamanın sonunu belirler.
Avlanan avcı misali,yok olur hayaller…

END.KADIN : Yok olup giden bu aşkın sonunda,ölüm bir ceza gibi kan içinde yığılmıştı düğünün sabahında.Göz yaşları döken bu törenin davası da kapanmıştı.
Ulu orta yaşanan bu kanlı düğün,sonu olmuştu hikayenin. Geriye kalan göz yaşları ve hüzün,kadınların dillerinde efsane olmuştu,yasak bir efsane. Erkeksiz kadını olmuştu bir evin,duvarları gri,yüreği kirli. Yasa,mateme boğulmuştu zihinleri,bir evden iki eri,kaybettirmişti bu lanetli kadının bedeni.Aç sürüsünde gezinen kurt gibi akıllarda kalmıştı.Yaşam acımasız,kader kaçınılmaz serüvendi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder